Gözlerimizi kapattığımızda değil, açtığımızda gördüğümüz bir gerçekle karşı karşıyayız: Gezegenimiz bir iklim acil durumu içinde. Görevin büyüklüğü, istatistiklerin soğukluğu ve zamanın darlığı, zaman zaman hepimizin üzerine bir karamsarlık bulutu gibi çökebiliyor. Haber akışlarında kaybolurken, “Peki ama çözüm nerede?” diye sormaktan kendimizi alamıyoruz.
İşte tam bu noktada, dünyanın dört bir yanında sessiz sedasız çalışan, ellerini taşın altına koyan ve “imkansız” denilen denklemlere “somut çözümler” üreten insanlar devreye giriyor. Onlar, şikayet etmek yerine harekete geçenler; karamsarlık yerine umudu yeşertenler.
COP29 (Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı) çatısı altında yürütülen “Impact Makers” (Etki Yaratanlar) girişimi, tam da bu kahramanları küresel sahneye çıkarmak için tasarlanmış bir platform. Bu girişim, çoğu zaman tüm zorluklara rağmen değişimi yaratan, ilham veren yenilikçileri ve onların hikayelerini gün yüzüne çıkarıyor.
Bir “Impact Maker” tam olarak nedir, bu harekete neden bu kadar çok ihtiyacımız var ve en önemlisi, Türkiye’den göğsümüzü kabartan bir isim, Buğra Avcı, bu küresel platformda hikayesiyle nasıl yer buldu?
“Impact Maker” (Etki Yaratan) Nedir ve Bu Harekete Neden İhtiyacımız Var?

Günümüz dünyasında “etki” (impact) kelimesi sıkça kullanılıyor. Ancak “Impact Makers” kampanyasının tanımladığı etki, soyut bir kavramdan çok daha fazlası. Bir “Etki Yaratan”, en basit tanımıyla, fikir aşamasını geçmiş, somut, ölçülebilir ve olumlu sonuçlar üreten bir iklim eylemcisidir.
Onlar, sadece bir sorunu tespit edip parmakla gösterenler değil; o soruna karşı kendi bilgi, beceri ve tutkularıyla bir çözüm modeli geliştiren “yapan” kişilerdir. Kampanyanın kendi sözleriyle, onlar “görmemiz gereken değişimi – çoğu zaman tüm zorluklara rağmen – gerçekleştiren” insanlardır.
Peki, bu harekete neden bu kadar şiddetle ihtiyacımız var?
Cevap, psikolojide ve sosyal değişim dinamiklerinde saklı. İklim krizi gibi devasa ve varoluşsal bir sorunla karşı karşıya kaldığımızda, bireysel eylemlerimizin okyanusta bir damla gibi hissettirmesi çok kolaydır. Bu “öğrenilmiş çaresizlik” hali, eylemsizliği ve kayıtsızlığı besler.
“Impact Makers” hareketi, işte bu kayıtsızlığın panzehiridir.
1. Karamsarlığı Kırarlar: Bize “Evet, sorun büyük ama çözümler de var ve şu anda çalışıyorlar” derler. Bu, kolektif kararlılığı güçlendiren en önemli yakıttır.
2. İlhama Dönüşürler: Bir kişinin bile ne kadar büyük bir fark yaratabileceğini göstererek, “Ben de yapabilirim” düşüncesini tetiklerler. Bir Impact Maker’ın hikayesi, binlerce yeni etki yaratıcısına ilham olabilir.
3. Çözümleri Ölçeklendirirler: Kampanya, bu yenilikçilere sadece ışık tutmakla kalmaz. Onların “kaynaklara erişimini genişletmeye, fikirlerinin erişimini hızlandırmaya ve etkilerini ölçeklendirmeleri için fırsatlar yaratmaya” da yardımcı olur. Yani, yerelde başlayan iyi bir fikrin, küresel bir çözüme dönüşmesine aracılık eder.
Kısacası, Impact Makers; iklim krizinin soğuk verilerine karşı, sıcak, yaşayan ve nefes alan insan hikayelerini koyar. Bize ihtiyacımız olan şeyi, yani “umudu” ve “yol haritasını” sunarlar.
Kimler “Impact Maker” Olabilir? Seçim Süreci ve Kriterler Nelerdir?
“Impact Maker” olmak, bir unvandan ziyade, bir eylem biçimini tanımlar. Bu küresel platformda yer almak için belirli bir yaşta, coğrafyada veya eğitim seviyesinde olmanız gerekmiyor. Kampanyanın aradığı şey, gerçek ve dönüştürücü etki.
Peki, bu etki neye göre ölçülüyor? Birini “Etki Yaratan” yapan temel kriterler nelerdir?
1. Somut ve Kanıtlanmış Çözümler:
Bu, belki de en önemli kriter. Sadece iyi bir fikre sahip olmak yetmez. Bu fikrin hayata geçmiş, pilot uygulaması yapılmış ve tercihen halihazırda olumlu sonuçlar üreten bir proje, girişim veya model olması gerekir. İster teknoloji, ister sosyal inovasyon, ister doğa temelli bir çözüm olsun; “çalıştığını” göstermiş olması şart.
2. Yenilikçilik:
Sorunlar eski olsa da çözümlerin yeni ve yaratıcı olması beklenir. Bir Impact Maker, genellikle mevcut bir probleme kimsenin bakmadığı bir açıdan yaklaşır. Bu, atık yönetiminde yeni bir malzeme geliştirmek olabileceği gibi, yerel toplulukları organize etmede yeni bir sosyal model de olabilir.
3. Çeşitlilik ve Kapsayıcılık:
Kampanya, iklim mücadelesinin tek bir gruba veya bölgeye ait olmadığının altını çiziyor. Bu nedenle, dünyanın farklı köşelerinden, farklı sosyo-ekonomik geçmişlerden, farklı sektörlerden (tarım, enerji, finans, eğitim) gelen ve özellikle yerel toplulukların ve gençlerin sesini duyuran “çeşitli yenilikçileri” öne çıkarmayı hedefler.
4. Zorluklara Rağmen Başarmak:
Etki yaratmak hiçbir zaman kolay değildir. Ancak bu platform, özellikle sistemik engellere, finansal zorluklara veya sosyal baskılara rağmen projesini hayata geçirebilmiş, olağanüstü bir azim göstermiş kişileri onurlandırır. Bu, hikayeyi daha da ilham verici kılan “insani” faktördür.
5. Ölçeklenebilirlik Potansiyeli:
Bir çözümün sadece bir köyde veya bir şehirde değil, potansiyel olarak bir ülkede veya kıtada uygulanabilir olması, onun “etki” potansiyelini katbekat artırır. Kampanya, bu potansiyeli görerek, bu fikirlere küresel bir vitrin sunar.
Küresel Bir Umut Mozaiği: Dünyadan İlham Veren Diğer Impact Makers
Impact Makers platformu, gezegenin dört bir yanından gelen inanılmaz hikayelerle dolu. Bu hikayeler, iklim mücadelesinin ne kadar çok yönlü olduğunu gösteren canlı bir mozaik oluşturuyor. İşte bizim iyilink.net olarak seçtiğimiz, sizi de etkileyeceğine inandığımız birkaç çarpıcı örnek:

1. Basima Abdul Rahman (Irak):
Savaşın ve istikrarsızlığın gölgesindeki bir ülkede, Irak’ta, “yeşil” çözümler düşünmek lüks gibi görünebilir. Ancak Basima Abdul Rahman, tam tersini kanıtlıyor. O, Irak’ın kavurucu güneşini bir zorluktan bir fırsata çeviriyor. Kurduğu girişimle, çatışma sonrası yeniden yapılanma sürecinde olan evlere ve iş yerlerine yenilenebilir enerji çözümleri (güneş panelleri) sağlıyor. Bu sayede hem karbon emisyonlarını azaltıyor hem de sürekli elektrik kesintileriyle boğuşan insanlara enerji bağımsızlığı ve dayanıklılık kazandırıyor. Basima’nın hikayesi, en zorlu koşullarda bile sürdürülebilirliğin bir seçenek değil, bir zorunluluk olduğunu gösteriyor.

2. Richard Kachungu (Zambiya):
Afrika’da genç işsizliği ve gıda güvencesizliği birbiriyle derinden ilişkili iki büyük sorun. Richard Kachungu, bu iki soruna tek bir çözümle yaklaşıyor: genç liderliğinde sürdürülebilir tarım. Kurduğu organizasyon aracılığıyla gençlere modern, iklime dayanıklı tarım teknikleri öğretiyor, onlara istihdam yaratıyor ve yerel topluluklar için besleyici gıda üretiyor. Aynı zamanda, bu tarım uygulamalarıyla toprağı koruyor ve doğayla uyumlu bir model yaratıyor. Richard, gençlerin iklim mücadelesinin sadece kurbanları değil, aynı zamanda en güçlü aktörleri olabileceğini kanıtlıyor.

3. Gator Halpern (ABD):
Okyanuslar, iklim krizinin hem en büyük mağdurlarından hem de en büyük çözüm ortaklarından biri. Okyanusların ısınması, gezegenimizin “yağmur ormanları” olarak bilinen mercan resiflerini yok ediyor. Gator Halpern, bu yok oluşa “dur” demek için yola çıkmış bir deniz biyoloğu ve girişimci. Kurduğu teknoloji şirketi, mercan restorasyonunu (yenileme) dramatik bir şekilde hızlandıran yenilikçi yöntemler geliştiriyor. Özel tasarlanmış yapılar ve sistemler kullanarak, normalde yıllar sürecek mercan büyümesini aylar içinde gerçekleştiriyorlar. Bu, sadece bir ekosistemi kurtarmak değil, aynı zamanda okyanusların iklim değişikliğiyle savaşma kapasitesini de yeniden inşa etmek anlamına geliyor.
Türkiye’den Yükselen Bir Etki Hikayesi: Buğra Avcı ve “Habitat Derneği”

Impact Makers listesine baktığımızda, Türkiye’den bir ismin, Buğra Avcı’nın yer alması, hepimiz için büyük bir gurur ve ilham kaynağı oldu. Buğra Avcı’nın hikayesi, özellikle iyilink.net felsefesine çok uygun bir “etki” modelini temsil ediyor: Bireysel başarıdan çok, kolektif etkiyi büyüten, “etki yaratanları” yaratan bir liderlik modeli.
Buğra’nın dönüştürücü gücü kuşkusuz Habitat Derneği’ndeki mevcut pozisyonundakinden çok daha eskiye dayanıyor, İzmir Kent Konseyi Gençlik Meclisi, Sosyal İklim Derneği, üniversite döneminde içerisinde yer aldığı topluluklar ve sivil alanda yer aldığı bir çok harekete geçirici ağ, Ancak, Climate Champions platformunun onu “Impact Maker” olarak seçmesinin arkasında yatan devasa yapı, onun İcra Kurulu Üyesi olarak görev aldığı Habitat Derneği’ndeki rolü ve bu derneğin yarattığı inanılmaz sosyal dönüşüm.
Habitat Derneği, 1997’den bu yana Türkiye’de “dayanıklı, kapsayıcı ve sürdürülebilir topluluklar” inşa etmek için çalışan dev bir sivil toplum kuruluşu. Buğra Avcı’nın liderliğindeki girişimcilik ve sürdürülebilirlik ve Kapsayıcı Büyüme programları ise bu dev yapının “iklim eylemi” bacağını oluşturuyor.
Onun etki modeli, tek bir proje yürütmekten çok, binlerce projenin yeşermesine olanak sağlayan bir “ekosistem” kurmak üzerine kurulu.
Habitat’ın ve Buğra Avcı’nın Yarattığı Somut Etkiler

Milyonlara Ulaşan Erişim: Habitat Derneği, bugüne kadar Türkiye genelinde üç milyondan fazla insana yüz yüze programlarla ulaşmış durumda. Bu, bir sivil toplum kuruluşu için inanılmaz bir ölçek.
Devasa Gönüllü Ağı: Derneğin, tamamı eğitimli 8.000’den fazla gönüllüsü bulunuyor. Bu gönüllüler, aldıkları eğitimleri kendi yerel topluluklarında yaygınlaştıran birer “etki elçisi” görevi görüyor.
Geleceğin Çözüm Üreticilerini Yetiştirmek: Avcı’nın vizyonuyla yürütülen programlar, iklim krizine teknolojik çözümler geliştiren “startup”lara odaklanıyor. Düzenledikleri “iklim müdahale hackathon’ları”, “yeşil dönüşüm eğitim kampları” ve “hızlandırıcı programları” ile yüzlerce genci ve sosyal girişimciyi destekliyorlar.
Ekosistem İnşası: Belki de en kritik etki bu. Habitat; özel sektörü, kamu kurumlarını, üniversiteleri ve sivil toplumu bir araya getirerek çok paydaşlı bir iş birliği merkezi görevi görüyor. Buğra Avcı’nın “Impact Maker” profili, onun bu “bağlantı kurucu” ve “hızlandırıcı” rolünün altını çiziyor.

Kısacası, Buğra Avcı’nın “Impact Maker” seçilmesi, onun sadece kendi kariyeriyle değil, aynı zamanda Türkiye’deki binlerce gencin ve girişimcinin “iklim kahramanı” olması için gerekli altyapıyı ve kaynakları yaratmadaki başarısını onurlandırıyor. O, tek bir etki yaratıcı değil; binlerce etki yaratıcısının önünü açan bir “sistem değiştirici”.
Buğra’nın kendi sözleri de bu vizyonu özetliyor: “Tutkumuz, toplulukların gücüne olan derin inancımızdan kaynaklanıyor… Küçük başlayın, yerel başlayın ve iş birliğinin gücünü asla küçümsemeyin.“
Buğra’nın Habitat Derneği ile yarattığı kolektif etki de, Zambiya’daki Richard Kachungu’nun yerel topluluğunu dönüştürmesi de bize aynı şeyi fısıldıyor: Değişim mümkün ve şu anda, tam da biz bu satırları okurken gerçekleşiyor.
“Impact Makers” hareketi, sadece pasif bir şekilde ilham almamız için tasarlanmış bir vitrin değil. Aynı zamanda aktif bir katılım çağrısı.
İklim krizine karşı umutsuz hissettiğimiz anlarda, yapabileceğimiz en “iyi” şeylerden biri, “iyiliği” ve “çözümü” görünür kılmaktır. Hepimizin çevresinde, kendi küçük (veya büyük) ölçeğinde inanılmaz işler başaran insanlar var.
Belki komşunuz, apartmanın bahçesine bir kompost sistemi kurmuştur. Belki bir öğretmen, öğrencileriyle birlikte okulunda bir su farkındalığı kampanyası yürütüyordur. Belki yerel bir girişimci, atık malzemeden harika ürünler yaratıyordur.
İklim acil durumuyla mücadelede en az güneş panelleri ve rüzgar türbinleri kadar güçlü bir kaynağa daha ihtiyacımız var: Birbirine ilham veren, kararlı ve umutlu insanlar.
Haftada bir kez, dünyada gerçekleşen tüm güzel olayların özetini alın.
Çözüm odaklı içerikleri yaygınlaştırmamıza destek verin!
Kaygı uyandıran manşetlerden uzaklaşın ve iyi haber hikayelerinin tadını çıkarın.


